On bin yıllık bir geçmişi olan
Anadolu’muz adeta tarih ve kültür
hazinesidir. bu bereketli topraklardan
binlerce Eren, Evliya ve Veli yetişmiştir.
“Horasan Erenleri” olarak
adlandırdığımız Veli’nin açtığı yoldan
giden Veli’lerden birisi de Sultan
Samut Baba’dır.
XVI. yüzyılda yaşayan Samut Baba,
ululuğun bir ifadesi sayılan, mezarının
üzerindeki bu kümbet tarzında türbe-
si ile asırlardır halkımız tarafından
ziyaret edilmektedir.
Samut Baba’nın bizlere miras olarak
bıraktığı deyişleri, öğütler veren, güzel-
liğe, dostluğa, birliğe yönlendiren
mesajlar içermektedir.
Samut Baba ve diğer evliyalarımızın
ortak yönleri, tasavvuf felsefesi ile
yoğrulmuş ve mayalanmıştır. Halka
mesajlarında, bu potada erittiği fikirler-
den vermişlerdir.
Topluma yaptıkları hizmetlerden
karşılık beklemeyen, hiçbir arzu ve
hırsları olmayan, sadece hizmet için
varolduklarına inan gönüller erleridir.
Samut Baba ve Anadolu’nun,
Balkanların her köşelerindeki der-
gahlarını kurarak, buralarda insan ruhu
terbiye etmeyi amaçlayan, Kamil kişiler
yetişen, bir ilim ve irfan yuvası haline
dönüştürülen okullar oluşturmuşlardır.
Bu evliyalarımızın hayatlarını incele-
memiz, onları tanımamız, felsefelerini
onları özümsememiz kendi
kaynaklarımızdan beslenmemiz ve
güçlenmemiz gerektiği kanısındayız.
Samut Baba’nın Hakk’a
yürümesinin üzerinden asırların
geçmesine rağmen, halen
misyonlarınız yitirmeklerini görüyoruz.
Dün olduğu gibi bugünde birlik ve beraber-
liğimize katkı sundukları için insanlık bo-
yunca yaşayacaklarına tüm kalbimizle inanıyoruz.