Yakın zamanlarda TV’lerde ve basında 5 trilyon liraya alıcı bulan, Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” adlı tablosu, tüm yatırımcıların dikkatini üzerine çekti.
Bizler de, resim ve resim koleksiyonerliği üzerine konunun uzmanı ve aynı zamanda da resim koleksiyoneri ve TV yapımcısı, Zafer Group Başkanı Cevat Sarıkartal ile görüştük. Bir resim galerisini andıran işyerinde röportajımızı gerçekleştirdik.
– Cevat Bey, okuyucularımızın sizleri yakından tanımaları için özgeçmişinizden bahseder misiniz?
– 1957 yılında Kangal, Zerk (Çaltepe ) köyünde doğdum. Altı yaşıma kadar köyde kaldım. Ailece Malatya’ ya yerleşerek tahsilimi tamamladım. 1980 yılında İstanbul’a
yerleştim. Burada resim çerçevesi üretimine başladım. Halen aynı işi sürdürmekteyim.
– Resim koleksiyonerliğine nasıl başladınız?
– Resim; ürettiğim çerçevenin bi parçasıdır. Önceleri ressamlara dekoratif yağlıboya tablolar yaptırıyordum. Bu tabloları da çerçeveleterek toptan satışını yapıyordum. Bu yaptırdığım resimlerden, beğendiklerimi kendime ayırdım. Bu resimler bir hayli birikmiş olacak ki, bir gazetecinin işyerimdeki resimleri görünce “Siz koleksiyoner misiniz?“ diye sormasıyla koleksiyonerliğim başlamış oldu. Daha sonra Türkiye’de ün yapmış ressamların resimlerini satın almaya başladım.
– Resim alırken nelere dikkat edersiniz?
– Öncelikle ressamın ismine dikkat ederim. Çünkü ünlü bir ressamın resmi hem değer kazanır hem de satılırken kolay satılır. Bir ikincisi de alacağım resimde, kendi resim kriterlerime uygunluğu ararım. Bu konulardaki resim tercübelerimi ön planda tutarım.
– Satın aldığınız tabloların, sizlere ekonomik getirisinin dışında katkıları nelerdir?
– Koleksiyonerlikte her şey ekonomik(maddi) kazanç değildir. Bu işin daha da insanı etkileyen yönleri vardır. Şöyle ki; resmini satın aldığınız sanatçılara, hem manevi destek hem de maddi kazanç vererek önünü açmış oluyorum. Daha iyi ve güzel resim yapmalarını da teşvik etmiş oluyorum. Bunlarda beni ayrıca mutlu ediyor. Hem de güzel bir tablo satın almakla, kendi hobimi de tatmin etmiş oluyorum.
Bir önemli konu da, Güzel Sanatlar Akademisi’nden öğrenciler gelerek resim üzerine görüşlerimi alıyorlar. Onlara yardımcı olmanın mutluluğunu tadıyorum.
– Elinizdeki tablolardan öne çıkan isimler kimlerdir?
– Tabi ki binlerce tablodan ilk aklıma gelenlerde; Hoca Ali Rıza, Fikret Mualla, İbrahim Balaban, Yaşar Çallı, Bedri Rahmi Eyüpoğlu, İbrahim Saf, Kasım Koçak, Nermin Faruk, Şerife Akdik, Sami Lim, Ali Atmaca, Zeki Faik İzer, Salih Acar, Turgut Atalay, Mehmet Yorulmaz, Tanju Demirci , Mustafa Ayaz , Hayati Misman , Şerif Renkgörür gibi sanatçılar sayabilirim.
– Şimdiye kadar aldığınız tablolar ne kadar oldu?
– 25 yıldır biriktirdiğim resimleri iki gruba ayırdım. Birinci grupta ise ünlü ressamlar var, bu ressamlar Türkiye resim literatürüne girmişlerdir. Bunlardan 600 kadar resimim var. İkinci gruba girenler ise, ufuklarının açık olduğuna inandığım henüz isim yapmamış genç ressamlardan 4000’e yakın tablom var.
– Cevat Bey, burada bir de Osmanlıca fermanlar var. Bunlardan da bahsedebilir misiniz?
– Yakın zamandan beri bu Osmanlı el yazma eserlerini de almaya başladım. Bu işin biraz antika ve hobi yönü ağır basıyor. Örneğin bu elyazmaları; hat, ferman, hüccet, berat, ebru ve minyatür gibi eserlerdir. Bu her eserin de kendine göre anlam ifadeleri vardır. Örneğin Fermanlar; askeri, siyasi ve dini olmak üzere üç grupta sınıflandırılır. Bu çalışmalar ise daha farklı bir alandır.
– Sayın Sarıkartal, televizyonlarda resim programları da yapıyorsunuz. Bundan bizlere bahseder misiniz?
– Türkiye genelinde ulusal anlamda yayın yapan televizyonlarda 60’a yakın program yaptım. Bu programlar iki bölümden oluşuyordu. Birinci bölümde bir ressam, herhangi bir konu üzerinde, izleyicilere açıklamalar yaparak canlı olarak resim yapıyor. Bu arada resmin inceliklerini ve tekniklerini anlatıyor.
İkinci bölümde ise Güzel Sanatlar Akademisi’nin profesör hocalarını ve ünlü ressamları konuk çağırıyorum. Onlarla resim ve sanat üzerine izleyicileri bilgilendiren sohbetler yapıyoruz. Ayrıca stüdyoya getirdiğimiz kendi tabloları hakkında da görüşlerini aktarıyoruz.
Bu programlar büyük ilgi gördü. Birçok izleyicimiz bu program sayesinde resim yapmaya başladıklarını bize bildirdiler.
– Sizce resim nedir?
– Resmi yapan ressam, bir sanatçıdır. Ressam, kendi duygularını, kendine özgün yorumuyla tabloya yansıtır. Yapılan bu resimler orjinaldir. Çünkü aynı bir eşi veya benzeri yoktur. Resmi önemli kılan da budur. Örneğin bir ressam, resminde dört çizgi ile renk uyumunun farklı bir ifadesini yakalar. Bu da onun bir anlatım tarzıdır.
– Tablolarınızı nerelerden temin ediyorsunuz?
– Önce ressamların kendisinden birebir iletişim kurarak resimlerini alırım. Müzayede şirketlerinin üyesi olduğum için düzenlenmiş oldukları açık artırma usulü satışlardan alırım. Ayrıca BDDK el koydukları bankaların kasalarından çıkan tablolardan da aldım. Halk kendi elinde olan tabloları da bize getirerek, beğendiklerim varsa onlardan alırım.
– Gazete ve dergilerde de yazılarınızı okuduk.
– Cumhuriyet, Milliyet, Takvim, Türkiye gibi gazete ve aylık dergiler benimle ilgili koleksiyonerliğim ve resim üzerine haber ve yazılar yazdılar. Ayrıca TRT , Atv, Kanal D, TGRT, gibi televizyon kanallarında da “ Gündüz Kuşağı” olarak adlandırılan programlara konuk olarak katıldım.
– TV’lerde konuk ettiğiniz hoca ve sanatçılardan kimleri söyleyebilirsiniz?
– Güzel Sanatlar Akademisi öğretim görevlilerinden Prof. Devrim Erbil, Ekrem Kahraman, Besim Aydar, İbrahim Balaban, Kasım Koçak, Rauf Tuncer, Mehmet Yormaz, Muzaffer Akyol, Neriman Oyman, Ahmet Necat, Ali Demir, Mehmet Arpacık gibi sanatçı ve hocaları ağırladım.
– Okuyucularımıza resim almaları için ne önerirsiniz?
– Önce orijinal resimler almalarını öneririm. Bence en iyi yatırım resimdir. Bir aylık dergide röportajım yayınlanmıştı. Başlık şöyleydi “Bahçeşehir’deki Evini Satıp Tablo Alan Koleksiyoner” Gerçekten de evin tüm parası ile tablo aldım. Bu konuda benim kendim için iddialı bir sözüm vardır, “som kuruşuma kadar çekinmeden resme yatırırım.”
Yine söylüyorum en iyi yatırım aracı resimdir. Ama, her işte olduğu gibi bilinçli yapmak koşuluyla.
– Cevat Bey, Samut Baba anma törenlerinde sponsor oldunuz. Katkılarınızdan dolayı Kangal Dernekleri Federasyonu olarak ilginize çok teşekkür ederiz.
– Ben de tüm Mozaik Gazetesi okurlarına saygı ve sevgilerimi sunar, başarılarınızın devamını dilerim. Ve bu tür desteklerini KDF’den esirgemeyeceğimi belirtmek isterim.