Sivas, Anadolu’da ozanların en yoğun olduğu şehirdir. Sivas’ta ise, ozanlık geleneğinin en köklü olduğu üç bölgenin başında; Kangal, Divriği-Çamşıhı ve Şarkışla-Emlek yöresi gelmektedir.
Ozan; toplumun duygu ve düşüncelerini dile getirir. Özlemlerini ve dertlerini en yalın bir ifadeyle dizelere döker. Bu anlam dolu sözleri, güzel bir ezgi ile taçlandırarak, duygu denizinde ruhlarımızı tedavi ederler.
Ozanlarımızın bizlere sunduğu bu eserler, asırlar boyu hiç güncelliğini yitirmeden temsilcileri vasıtasıyla bir sonraki kuşaklara aktarmışlardır.
Kangal Ozanları da, bu anlatmaya çalıştığımız vasıfları başarılı bir şekilde yerine getirerek, Anadolu coğrafyasındaki pekiştirmişlerdir.
Ozanlarımız, kendilerinden önce gelen Kangal Ozanlarının deyişlerinin iç anlamlarını özümseyerek, kendi birikimlerini de üzerine katarak bir bayrak yarışı gibi genç kuşaklarımıza devretmişlerdir.
Yeni yetişen Kangal Ozanları da bir çiçek bahçesi gibi ozanların tüm renklerini yansıtmışlardır.
Kangal Ozanları, gün gelmiş coğrafi koşulların zorluğunu ve yaşam çelişkilerin imkânsızlıklarını, sazın tellerine acı nağmelerle yansıtmışlardır. Gün gelmiş, sevinç dolu duygularını halaylara dönüştürerek gönüllerimizi hoş kılmışlardır. Gün gelmiş, geleceğimize, birliğimize ve doğru yola yönelmemize bir ışık olmuşlardır.
Kangal Ozanları, kendilerine miras bırakılan bu köklü geleneği, günümüze kadar yaşatabilmişlerdir.
Kangal Ozanlarımızın bizlere bıraktığı bu eserler, gönül deryamızda har zaman yüzmeye devam edecektir.
Hakk’a yürümüş olan tüm ozanlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz. Yaşayan Kangal Ozanlarımıza da, bu kültürel değerlerimizi onca zorluklara rağmen fedakârca koruyarak yaşattıkları için de kendilerine ne içten şükranlarımızı sunuyoruz.