“Bir yeri diğer yerlerden ayırt edebilecek işaretlerin konulması, oradaki toplumun kültürü, dolayısıyla o kültürün coğrafyaya yansımış unsurları aracılığıyla olur. Bu unsurların en önemlisi yer adlarıdır.Yer adları yakın zamana kadar bir takım düşünürlerce inanç sistemi çevresinde değerlendirilmiş, bir çok bilim insanınca en önemli başvuru kaynakları olmaları yüzünden tarih ve coğrafya bilimleri içinde ve önceleri anonim üretim ürünleri oldukları için halk bilimi alanında ele alınmıştır. Günümüzde onlar gerek köken, gerek yapı, gerekse işlevsel özelliklerine bağlı olarak ve çok geniş ve derin bakış açılarının değişik ve etkili yöntem ve tekniklerin geliştirildiği dilbilimiyle sıkı bağlantılı bir bilim dalı olarak ortaya çıkan Yeradbilim’in inceleme evrenini oluşturmaktadır
Yeradbilim, yer adlarını yapı, işlev ve anlam yönünden inceler” (Karpuz,Kurgun:2003,575).
Kangal ilçesi, Sivas’ın, ilçeleri arasında yerleşim yerlerinin çokluğu ve arazi yapısının büyüklüğü yönünden çok önemli bir yere sahiptir. Onun bu özelliği çok sayıda yerleşim yeri oluşmasına neden olmuştur. Kangal yöresinde toplam 172 yerleşim yeri bulunmaktadır.
Biz de bu makalemizde bu 172 yerleşim yerine ait adlar üzerine bir inceleme yaptık. Yerleşim yerlerinin tespitinde 1/250.000 ölçekli Türkiye Coğrafya Atlas’ından yararlandık.
Son yıllarda bir çok yerleşim yerlerinin adları, merkezi idare tarafından değiştirilmiştir. Bu değişikliğin üzerinden 50 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, halen bazı yerleşim yerlerinin adları, eski adlarıyla söylenmektedir. Halen doğum yerinde ve tapu kayıtlarında eski adlar geçmektedir. Genel olarak bakıldığında halkın bu yaklaşımı yerleşik bir kanı mıdır ? Yoksa yeni adın halk tarafından benimsenmediğini mi gösterir? Bunlar tartışılır. Son günlerde bazı yerleşim birimlerin halkı, eski adlarını tekrar almak için girişim içinde olduğunu da belirtmek gerekir.
Konuya Adbilimi açısından bakıldığında, yerleşim yerinin adları, bir tarihi süreç içinde oluşmuştur. Bu adların değiştirilmiş olması, bu sürecin birikimine yapılmış bir haksızlık olarak
Kangal’ın Yerleşim Yeri AdlarıÜzerine Bir İnceleme değerlendirilmelidir.
Kangal’ın belde, köy, mezra ve kom adlarını köken bakımından on üç başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar; bitki, boy, düzlük, eşya, hayvan, kişi, mevki, orun(yerleşim yeri), su, tanımlayıcı, yapı, yükselti kökenli adlarla kökeni tam olarak belirlenmemiş adlardır (Karpuz, Kurgun, 2003:578).
1-Bitki Adı Kökenli Adlar
Bitkilere verilen genel adlardan faydalanarak oluşan adlardır. Sonunda ‘lı’ olan ekler ise o bitkinin çok olduğunu gösterir.
Bu yerleşim yerleri : Arpalı, Bozarmut, Ceviz, Çipil, İğdeli, Kavak ve Topardıç’dır.
2-Boy Adı Kökenli Adlar
Oymak, cemaat, aşiret, boy adları ve herhangi bir topluluğu belirten adlardır.
24 Oğuz boyuna ait yer adları hayli yaygındır. Buna göre, Avşar 181, Eymir 152, Bayındır 156 köy ve mezra adı bulunmaktadır (Hallaçoğlu,2009,XVII).
Bunlara örnek ise; Kangal ilçesinin adı üzerine dört görüş vardır.
Bunlardan birincisi; İki Türk Boyu ile ilişkilendirilir. Birbirine düşman, aralarında kan davası olan iki kabile, kan davasını bitirmek amacıyla bir anlaşma yaparlar. ”Bu kan davası bitsin” manasında “Artık kan kalsın” diye sözleşirler. Bu görüşe göre bu anlaşma bölge ismini vermiştir. “K” harfi bölgenin şive yapısında “G” olarak söylendiği için “Kan Kal” ifadesi zamanla “Kangal” şekline dönüşür.
İkinci görüş, Kangal ve çevresinde yetişen, dikenli ve kaktüse benzeyen bir bitki olan “Kangal Bitkisi”nin bu bölgede yoğun olarak bulunduğu için bu ad verilmiştir.
Üçüncü görüş , Toros Sıradağlarının uzantısı olan Tecer Takımından olan birkaç dağ ve yüksek tepelerin düz bir arazide yerleşim yerinin ilçeyi de ortaya alacak şekilde çevrelemesidir. Arazinin dağlar ve tepeler tarafından çevrilmesi, daire şeklinde sarılan veya daireye yakın bir sucuğun şekline benzediği için “Kangal” adı verilmiştir (Kangal,2005:17,19).
Dördüncü görüş ise; Oğuzların, ”Kanglı” boyu bu bölgeye yerleşmiştir. Kanglı adı zamanla Kangal’a dönüşmüştür.
Kanglılar, 11. Yüzyılda İtriş nehri boylarından göçüp Aral Gölü civarına gelen Kumanlar ve bölgedeki Oğuzların (Peçenekler) karışımı neticesinde oluşan Türklerdir. Kangılar yüklerini deve ile değil de araba ile taşıyorlardı. Bunun için bu boya Kanglı (Arabalı) denilmiştir. Bu dönemde Türkler araba tekerleğinin çıkardığı “Kang-Kang” sesinde dolayı “Kang “ adını vermişlerdir(Atanıyazov,2005:83).
Peçenekler, Oğuzlar’ ın tabiyeti altına girmiş ve zamanla Oğuzların bir boyu haline gelmiştir. Peçeneklerin Yeni-İl (Kangal, Divriği, Gürün ve Uzunyaylayı kapsayan alan) bağlı Türkmenlerin köyleri bulunmaktadır (Sümer,1999:318).
Bu tarihi kaynakların ışığı altında bizce de en mantıklı ve en doğru görüş bu olmalıdır.
Yerleşim yeri adı olarak çok kullanılan bir başka ad da “Deli”dir. Bu ad üç yerleşim yerinde geçmektedir. Bunlar; Delioğlanderesi, Deligazili ve Delihacı’dır. İnsanlar, hoş anlamlar içermeyen adları koymazlar. Bu yer adlarıyla ilgili iki görüş vardır. Birincisi çok cesaretli veya deli dolu olan birisinin vasıflarından dolayı konulmuş olabilir. Diğer görüş ise Harmandalı adının aslı Harbendeli, Harbendelü şeklindedir ( Karpuz,Kurgun:2003:580). Türkmen boyları içinde “Deli” adlı aşiret ve sülalelere rastlanmaktadır (Atanıyazov:2005:143) . Halep Türkmenlerinin bir oymağı olan “Harbendelü Cemaati” Sivas ili Yeni-İl (Kangal, Divriği, Gürün, Uzunyayla içine alan bölge) kazasından 1583 yılı tahrir defterlerinde kayıtlıdır (Hallaçoğlu,2009:85) .
Bir başka örnek de; Mürsel köyü halkı “Şadılı” aşiretine mensuptur. Şadılı aşiretinin alt oymağı “Kimsoran”dır (Saltık,2011:171), (Aksüt,2010:215). Bu köyü Tunceli Pülümür’den gelen bu oymaktan olan “Komsaur Mehmet” kurmuştur (Mozaik,2008:7). Bu oymağa bağlı köyün adı “Kimsoran”dan sonra “Kümsür”e şimdi de “Mürsel”e dönüşmüştür.
Bu yerleşim yerleri: Bayındır, Deligazili, Eymir, Harmandalı, Kangal, Kınalar, Mürsel ve Sağırlar’dır.
3-Düzlük Adı Kökenli Adlar
Ova, tarla, alan, yazı, bağ, bahçe ve benzeri coğrafi yerleri belirten adlardır.
Örneğin, köyün içinde kalan harman yerinde su göletinin etrafında kabak çiçeklerinin açmasından dolayı “Kabakçevliği” adı verilmiştir (Mozaik,2006:4).
Bu yerleşim yerleri ise; Baştarla, Çayırova, Çukurçayır, Düzce, Hatunçayırı, Kabakçevliği, Kalburçayırı, Paşamçayırı, Siphahikoyağı ve Yaylacık’dır.
4-Eşya Adı Kökenli Adlar
Kişilerin genel ihtiyaçlarını karşılamaya yarayan eşya ve aletlerin adından konulmuştur.
Mancılık köyünün adı ise, o köyde bulunan Roma dönemine ait olduğu söylenen Kilisenin savunması mancılık aracılığıyla yapıldığı için bu adı almıştır.
5-Hayvan Adı Kökenli Adlar
Her türden hayvan adı olduğu gibi onun özelliklerini de çağırıştıran sözcüklerden seçilerek belirlemiştir.
Örneğin: Kocakurt adının aslında o köye ilk geldiklerinde arazi yapısının düz ve geniş olması sebebi ile “Koca bir Yurt “ demişler (Mozaik,2010:9) . Onun için “Kocayurt” adını almış. Kayıtlarda Kocakurt yazıldığı için bu bölümü aldık.
Bu adlara örnek: Kırlangıç, Kocakurt, Oğlaklı ve Turnalı’dır.
6- Kişi Adı Kökenli Adlar
Kişilere verilen adlar, ünvanlar, lakaplar ve özelliklerini belirten sözcüklerden oluşmuştur.
Bektaş köyünün adı ise; Bekdeş obasının bir başka yurdu Malatya-Sivas sınırını oluşturan Yama dağındaki Bektaş köyüydü.1547 yılında (4 hane 7 mücerred ‘bekar’) burası “Bektaş Viranı” olarak kaydedilmiştir. 1560 yılında ise bu köy nüfussuz olarak kayda geçmiştir (Göğebakan,2002:278) . Viran nitelemesi Bekteş Obasının burayı terk ettiği, bir başka topluluğun buraya yerleştiği anlamına gelir. Günümüzde Kangal’a bağlı olan bu köyde Hacı Bektaş Veli adına bir ziyaret vardır. Köy halkına göre, ömrünün bir bölümünü bu köyde geçiren Hacı Bektaş Veli’nin ziyaretinin olduğu yerde sofra silkmiştir (Aksüt,2010:33),(Mozaik,2005:2). Hacı Bektaş Veli’ye izafeten “Bektaş” adı verilmiştir.
Bir başka örnek ise Etyemez köyünün adı bu köyde mezarı bulunan Etyemez Baba dan almıştır (Doymuş,1999:155).
Sivas-Erzurum demiryolunun ilk kazması 4 Eylül 1933’de Sivas’ta vurulmuştur. 1935 yılının sonunda Çetinkaya’ya ulaşılması planlanmıştır. O zamanlar ulaştırma bakanı olan Ali Çetinkaya (1879-1949, Milletvekilliği ve Bayındırlık Bakanlığı yaptı. Demiryollarının gelişmesine büyük katkıları oldu. Bakanlığı döneminde demiryolu köprülerinin üstünden ilk tren geçerken, müteahhit ve mühendisleri , bu köprünün sağlamlığını denetlemek için altında tutmasıyla ünlüdür) (Larousse,1986:2659). Sivas’ta inşaat baş müdürlüğü kurulmuş ve Fen idari görevinde bulunmuştur (Çalapverdi,2011:21). Bu beldeye Ali Çetinkaya’nın katkılarından dolayı “Çetinkaya” adı verilmiştir.
Genellikle kişi adları mezra ve komlarda çok yaygındır. Örneğin; Temir’in Mezrası gibi. Mezra; kırsalda birkaç evden oluşan en küçük yerleşim birimidir. Kom ise , bir kimseye ait yerleşim yeri , ağıl, çiftliktir (TDK,2009:1389,1203) . Bu yerleşim yerlerinin oluşması genelde üç şekilde olur.
a.) Köydeki ailelerin aralarında ki anlaşmazlıktan dolayı, köyden daha uzakta bir yer seçmelerinden.
b.) Ağılların ve tarlaların olduğu yere gidip gelmelerindeki zamanı kazanmak için, orayı tercih etmelerinden .
c.) O köyü kuran ailelerin, geldikleri yerdeki akrabalarının, tekrardan yerleşmek için geldiklerinde, onlara köyün dışında bir yer tahsis etmeleriyle kurulur.
Bu yerleşim yerleri: Abdaloğlu, Bektaş, Çakırağa, Çakırın, Çetinkaya, Davutoğlu, Delihacı, Diboğlu, Elalibey, Etyemez, Gençali, Gürükbekir, Hacıhasanlar, Hamzabey, Hocalar, Karaabdi, Karamehmetli, Kuruayşe, Maksutlu, Orhaniye, Sarıkadı ve Temir’dir.
7-Mevki Adı Kökenli Adlar
O yerleşim yerinin konumunu belirleyen sözcükler kullanılmıştır. Önceki, eski yerleşim yeri, viran, harabe olarak nitelendirilirdi. Örneğin Oğuzların Boz-ok kolunda Avşar Boylarının yerleşip ve terk ettiği için “Avşarören” adı verilmiştir.
Bu yerleşim yerleri: Avşarören, Çağılcaören, Çiftlikören, Dağönü, Karacaören, Koçköprü, Mısırören, Örencik, Satıören ve Ufacıkören’dir.
8-Yerleşim Yeri Adı Kökenli Adlar
Yerleşim yerini belirten özellikle de yurt sözcüğünün kullanıldığı adlardır.
Bu yerleşim yerleri: Bahçeliyurt, Beyyurdu, Çalılıyurt, Hüyüklüyurt, Hürüyurdu, Seçenyurdu, Sekiliyurt ve Yeşiliyurt’tur.
9-Su Adı Kökenli Adlar
Suyu betimleyen su kaynakları ; pınar, dere, göl, çay, öz havuz gibi adlardan türetilmiştir.
Örneğin; Havuz beldesinde ilk yerleşim 1. Murat döneminde mevcut yerleşiminin bir km mesafede bir kaynak suyunun olduğu yerde kurulmuştur. Yerleşim yeri adını bu havuzdan almıştır (Kangal,2005:75).
Kilise kalıntılılarının olduğu köyün eski adı “Gavurharaba” idi . 1950’li li yıllarda o dönemin Sivas valisi köyü ziyaret eder. Köyün içinden çıkan ve taştan yapılmış havuzu olan çeşmeden suyu içer “Suyunuz ne kadar tatlı bundan böyle köyünüzün adı ‘Tatlıpınar’ olsun “ der. Böylece köyün adı “Tatlıpınar” olarak değiştirilir (Mozaik,2006:3). Su adı kökenli adların çokluğu, Kangal’ın su kaynakları bakımından zenginliğini gösterir.
Bu yerleşim yerleri: Akdere, Akpınar, Alimpınar, Çalözü, Dabanözü, Değirmençayı, Delioğlanderesi, Delmendere, Dereköy, Göller, Güneypınar, Havuz, İğdelidere, Kayapınar, Keşpınar, Kılıçderesi, Kırkpınar, Pınargözü, Sarıpınar, Soğukpınar, Sultanpınarı, Sülükgölü, Şekerpınar, Tatlıpınar, Tersakan ve Yeşildere’dir.
10-Tanımlayıcı Karakterli Adlar
Asıl sözcüklere sıfat ekleyerek oluşturan adlardır.
Bu yerleşim yerleri: Çamurlu, Çat, Dayılı, Humarlı, Karşı, Keçeci, Kuruköy, Kuzyaka, Külekli, Ortaköy, Oymaklı, Tahtalı ve Yeniköy’dür.
11-Yapı Adı Kökenli Adlar
Yaşam yerini oluşturan hisar, han, kale, konak, ağıl, saray, mescit, tekke gibi yapı adlarıdır.
Örneğin; Alacahan, tarihi ticaret yolu üzerindeki, tamamen taş yapı olan Kervansarayın inşa edildiği taşlar siyah ve beyaz renkte olduğu için “Alacahan” denmiştir. Bu Kervansarayın (menzilhan) adından dolayı beldeye de “Alacahan” adı verilmiştir (Kangal,2005:71).
Sultan Samut Baba türbesi Kangal’a 12 km uzaklıktaki Tekke köyündedir. Köy adını da bu türbeden almıştır (Cılga,2006:26) .
Genellikle mezra ve komlarda hayvan barınağı olan ağıl adı çok yaygındır. Bu ağılın sahibinin ismi ile anılır.
Bu yerleşim yerleri: Akçakale, Akçaşehir, Alacahan, Çatalağıl, Davulbaz, Hamzaağılı, İlyasağılı,İmamındamı, Kargakalesi, Mescit, Nadirağılı, Tekke, Vahidinağılı, Yarhisar ve Yırığınhan’dır.
12-Yükselti Adı Kökenli Adlar
Yüksekliği betimleyen dağ, tepe, çukur, bel, boğaz, gedik, seki, taş, kaya, hüyük gibi adlardır.
Bu yerleşim yerleri: Akçamağara, Akgedik, Aktepe, Aşağıhöyük, Boğaz, Çaltepe, Deliktaş, Kızıldikme, Kızıliniş, Kuşkayası, Minarekaya, Taşgeçit, Taşlıkalan, Tilkihöyük, Toptaş, Sutaşı, Yellice ve Yukarıhüyük’dür.
13-Diğer Yerleşim Yeri Adları
Bazı adların kökeninin nereden geldiği, hangi sınıfa konulacağı tam olarak belirlenemez. Kangal ilçesi sınırları içinde olan bazı yerleşim yerlerinin adlarını da yukarıda 12 başlıkta verdiğimiz kökenlere bağlayamadık.
Yeradbilim çalışmalarında bir yanlışa düşmemek için herhangi yer adında kullanılan sözcüklerin anlamlarına şüphe ile yaklaşmak gerekir. Özellikle genel sözlükte bir karşılığı olmayan sözcüklerin kullanıldığı yer adlarında yakıştırma yoluyla yapılan tespitler, çalışmaların bilimsel niteliklerini azaltarak yüzeyselliğe yol açar. Yeradbilimle yakından ilgili olmakla birlikte, herhangi bir sözcüğün ilk biçimini ve anlamını belirlemek etimoloji ve anlambilimin işidir (Karpuz,Kurgun,2003:585).
Bir diğer örnek ise Elkondu köyünün adı; Bir oymağın bir yere yerleşmesine ‘kondu’ denir. Kendi yerleşim yerlerinin kenarında bir başka oymağın yerleşmesinde’ yabancı’ el olarak telaffuz edildiğinden “Elkondu” adını almıştır.
Taşlık köyü; Değirmen taşının bu köyden çıktığı için bu adı almıştır (Mozaik,2005,2).
Örneğin , Karanlık Köyünün adı: bu köye ilk yerleştiklerinde arazileri çok sık ormanlık ve çalı ağaçlarıyla kaplı olduğundan “Karanlık” adı verilmiştir. Bu köyün bitişiğindeki Zerk – Çaltepe köyünde eskiden ormanlık olan mevkii adı “Güngörmez”dir.
Bu yerleşim yerinin adları: Armağan, Aşağızağal, Bulak, Demiriz, Dışlık, Doymuş, Eğircek, Elkondu, Gebelikatran, Gemalmaz , Hamal, Hasta, Irmaç, İkizce, Kalkım, Kapçıl, Karakücük, Karanlık, Killik, Kürkçü, Mühürkulak, Onaran, Şıhar, Taşlık, Yeniapardı ve Yukarıgebeli’dir.
KAYNAKÇA :
1-AKSÜT, Hamza , Aleviler, Yurt Yayınları, Ankara, 2010
2-ATANIYAZOV, Prof. Dr. Soltanşa, Şecere , Ansiklopedik Türkmen Etnik Adları Sözlüğü, Tablet Yayınlar, Konya, 2005
3-ATLAS, Türkiye Coğrafya Atlası, DB Atlas Harita Servisi, İstanbul
4-CILGA, Hüseyin , Samut Baba, Kangal Dernekler Federasyonu Yayınları , İstanbul, 2006
5-ÇALAPVERDİ, İhsan, Hayat Ağacı, Sivas Şehir Kültürü Dergisi, Sivas Hizmet Vakfı Yayınları , Sivas , 2011
6-DOYMUŞ, Ergin , Her Yönüyle Kangal, Dilek Ofset Matbaacılık, Sivas, 1999
7-ĞÖĞEBAKAN, Göknur, XVI yy. da Malatya Kazası, Malatya Belediyesi Kültür Yayınları, Malatya , 2002
8-HALLAÇOĞLU, Prof. Dr. Yusuf, Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar , Türk Tarih Kurumu Basımevi , Ankara , 2009
9-KANGAL, Bir Şehre Dair, Grup An-ka Yayınları , Ankara , 2005
10-KARPUZ, Prof. Dr. H. Ömer, Yrd. Doç. Dr. Levent KURGUN, Cumhuriyetin 80. Yılında Sivas Sempozyumu Bildirileri, Sivas Hizmet Vakfı Yayınları, Sivas, 2003
11- Meydan Larousse, Milliyet Gazetesi Yayınları, İstanbul
12- Mozaik Gazetesi, Kangal Dernekler Federasyonu Yayınları, İstanbul,2005-2010 arası sayıları
13-SALTIK, Veli, Şadiler ve Koçkiriler , Kuloğlu Matbaacılık , Ankara, 2011
14-SÜMER, Prof. Dr. Faruk , Tarihleri – Boy Teşkilatı, Destanları Oğuzlar (Türkmenler) Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları, İstanbul, 1999
15-TDK , Sözlük , Türk Dil Kurumu Yayınları , Ankara , 2009
1 Comment
hüseyin bey yazılarınızı severek takip ediyoruz.